Sosyal medya iletişimleri, bağımlılığa açık alışkanlıklardır. Su içmek gibi içtikçe içirir ve
kendinizi alıkoyamazsınız. Sosyal medya iletişimi asla yüz yüze iletişimin yerini tutamaz. Sosyal
medya iletişimi, duygu aktarımı sınırlı kalmaktadır. Hiçbir iletişim bakmak, dokunmak ve
sarılmak kadar etkili değildir.
Sosyal medyanın bilinçsiz kullanımı gençler üzerinde fiziksel, biyolojik, psikolojik ve sosyal
yönden birçok olumsuz durumlara ve hastalıklara yol açtığı yapılan araştırmalarda ifade
edilmektedir. Örneğin Twitter ve Facebook’u sürekli kullanmak sağ beyni bitirmekte ve
düşünce gücünün zayıflamasına neden olmaktadır. Teknolojik aletlerden yayılan enerji ve
ışınlar, beyin ve zekâ gelişimini olumsuz etkileyerek parkinson, demans, vücudun bazı
bölgelerinde tikler ve beyin tümörü gibi hastalılara zemin hazırlamaktadır.
Türkiye’de internete erişimi ve internet kullanımı dünya ortalamasının oldukça üzerindedir.
2022 Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre Türkiye’de yaklaşık on hanenin sekizi
internet erişimine sahiptir. %96’sı akıllı telefon kullanırken %93’ünün mobil internet bağlantısı
vardır. Hanelerin %80’inde bilgisayar bulunmaktadır. İnternetin ve akıllı telefonların bu denli
yaşamımızın içinde olması, büyük riskleri de merkezimize doğru çekmektedir.
Sosyal medya ortamaları, tüm kullanıcıları çift kişilikli olmaya itmektedir. Kullanıcı ne kadar
beğeniliyorsa, kendini o kadar kusursuzmuş gibi hissettiği için narsisizme de yol açmaktadır.
Kullanıcıların çok olmasından dolayı doğru haberlerin yanında yalan haberlerinde kısa sürede
yayılmasına sebep olmaktadır. Bu da kişiler üzerinde yanlış tepkilere sebep olmaktadır.
Örneğin güvensizlik duygusu, sosyal aksiyete, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, stres ve kişilik
kaybı...
Burada ailelere büyük görevler düşmektedir. Çocuklarımızla internet hakkında konuşalım.
Sosyal medya araçlarını bilerek, anlayarak ve öğrenerek kullanması yönünde doğru hareket
edelim. Böylece ailecek internetin ve sosyal medyanın olumlu yönlerinde faydalanalım.