Lisede matematik, ortaokuldakinden farklı bir derse dönüşür. Program bu geçişte dağılan konuları birbirine bağlamayı ve öğrenciyi okul ile sınav arasında bölünmekten kurtarmayı hedefler.



İlkokuldan itibaren günlük hayatta da karşılığı olan matematik bilgisi, ortaokulun sonu ve lisenin başından itibaren sanki bir evrim geçirir. Temel işlem becerisi artık tek başına yetmez; türev ve integral soruları, trigonometri ve permütasyon hesapları derken öğrencinin karşısına birbirinden bağımsızmış gibi görünen çok sayıda yeni başlık çıkar. Oysa ortaokul matematiği üst üste konularak inşa edilen bir yapıyken, lise müfredatı da aslında aynı mantığın daha geniş hâlidir; konular birbirinden kopuk değil, birbirine bağlıdır. Bu bağı göremeyen öğrenci her konuyu sıfırdan ezberlemeye çalışır ve yükün altında kalır. İşin bir de ikinci tarafı vardır: öğrenci hem okulda hem de gireceği üniversite sınavında başarılı olmak zorundadır. Buna lise çağının kendi dinamikleri — hormonal değişimler, dikkatin kolay dağılması, motivasyonun günden güne oynaması — eklenince tablo daha da ağırlaşır. Programımız bu iki yükü ayrı ayrı değil, tek bir çalışma düzeni içinde ele alır.
Başlıklar birbirinden bağımsız değildir; her biri bir öncekinin kurduğu düşünme biçimini kullanır.
Lise matematiğinin ortak dili.
Açı ile uzunluk arasındaki ilişkiyi kuran alan.
Değişimi ve birikimi anlatan başlık.
Sonucu tahmin etmeyi öğreten alan.
Her birey bilgiyi farklı biçimde kavrar ve özümser. Matematik gibi analize ve hesaplamaya dayalı derslerde bu farklılık daha da belirginleşir; aynı konuyu aynı cümlelerle dinleyen iki öğrenciden biri anlar, diğeri anlamaz. Bilginin öğrenciye göre hazırlanan anlatım teknikleriyle aktarılması eğitimin en ideal hâlidir — ama bunun için önce öğrencinin nasıl düşündüğünün görülmesi gerekir.
Öğrencinin bir soruya hangi yoldan yaklaştığı izlenir; anlatım o yola göre şekillenir.
Yeni başlık, öğrencinin daha önce kurduğu bilgiyle ilişkilendirilerek anlatılır.
Müfredattaki konu, aynı çalışmada üniversite sınavında sorulma biçimiyle birlikte ele alınır.
Lise çağında dikkat ve isteğin gününe göre değiştiği kabul edilir; plan buna göre esnetilir.
Edebilirsiniz, ama önce eksik kalan temel başlıkların tamamlanması gerekir. Çalışma öğrencinin bulunduğu noktadan başlar; boşluğun üzerine yeni konu bindirilmez.
İkisine birden. Okul müfredatındaki konu işlenirken aynı konunun üniversite sınavında nasıl sorulduğu da ele alınır; bu ikisi ayrı çalışma olarak yürütülmez.
Bu başlıklar genellikle kendilerinden değil, altlarındaki fonksiyon ve limit sezgisinin eksikliğinden zorlayıcı gelir. Önce o zemin kurulur, sonra konunun kendisine geçilir.
İkisi ayrılmaz. Konu anlatıldıktan sonra o konunun soruda nasıl karşımıza çıktığı çalışılır; soru çözümü anlatımın devamıdır.
Lise düzeyindeki öğrenciler için kurgulanmıştır. Sınıf düzeyi ve hedefiniz doğrultusunda uygun planı görüşmede birlikte belirleriz.
Lise matematiğinin kapsamı ve öğrenciye göre anlatım yaklaşımı
İlkokuldan itibaren günlük hayatta da kullanılabilen matematik bilgisi ortaokul sonları ve lise başlarından itibaren değişir ve sanki bir evrim geçirir. Öğrenci, temel matematik yeteneklerinin artık çok da fazla efektif olmadığı bir başka platformdadır; Türev, integral soruları; trigonometri ve permütasyon hesapları ve daha binlerce yeni bilgiyle kafalar iyice karışır. Bu karışıklık, sadece konularla ilgili değildir. Öğrenci hem okulda hem de gireceği üniversite sınavında başarılı olmak zorundadır.
Tüm bu sorumlulukların yanı sıra ergenlik dolayısı ile dengesi çabuk değişen hormonal yapı, öğrenciyi içinden çıkılamaz bir duruma sokar. Tüm bu karışıklığın çözümünde tek bir anahtar vardır, öğrencinin kendisi. Her bir birey, bilgiyi farklı şekilde kavrar ve özümser. Bu farklılık, temelde bireyin kendi yaşam dinamiklerini de belirleyen unsurlar arasında yer alır. Kariyerini planlarken, geleceğini belirlerken verdiği kararların neredeyse tamamında bu dinamiklerden tetiklenir. Her öğrencinin de bilgiyi kavrama ve özümseme yöntemi ve yönelimi farklı olduğundan, bilgiyi ona iletme sistematiğinin de farklı olması normaldir. Bilginin, öğrenciye özel hazırlanan ders anlatım teknikleri kullanılarak aktarımı eğitimin en ideal halidir. Ancak bu ideal durum için öğrencilerin tek tek tüm spesifik özelliklerinin bilinmesi, analiz edilmesi ve yorumlanması önemlidir.
Her birinin bireysel olarak derslerdeki algılama kapasitesi ve bakış açısı farklıdır. Matematik gibi analize ve hesaplamaya dayalı derslerde bu farklılık kendisini daha çok gösterir. Matematik ilkokul konuları üst üste konulup inşa edilen bilgilerden oluşurken lise matematik müfredatı birbirinden farklı birçok bilgiden oluşuyor gibi gelebilir. Bu durum, öğrencinin anlık mod değişimine kadar yansır. Lise çağındaki bireylerin yaşadığı hormonal değişiklikler, bunun getirdiği psikolojik etkiler, dikkatin kolaylıkla toparlanamıyor olması gibi etkenler de eğitimde motivasyonu olumsuz yönde etkileyebilir.
Hangi başlıklarda zorlandığınızı ve nasıl bir plan kurulması gerektiğini birlikte değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bilgi Alın